BU KADAR KOLAY OLMAMALIYDI…
Her zaman yazılıp çiziliyor, yazıp çiziyoruz; Galatasaray ve benzerleri bu sezon bizim rakibimiz değil.
Hedefimiz belli; ligde kalmak…
Peki, bu on bir dakikada iki farklı geriye düşmemiz için yeterli bir neden olabilir mi?
Sanmam…
Demek ki takımın uyanıp kendine gelmesi için; tam on dokuz dakika ve de iki gol yemesi gerekiyormuş..!
Tabi bir de Lubomir Satka ve Alim Öztürk’ün maçın başladığını anlamaları için…
O dakikadan sonra rakip kaleye gitmemiz gerektiğini anımsadık. Bu güzel… Ne var ki bulduğumuz pozisyonları ‘bozuk para’ gibi harcamış olmamız için ‘güzel’ değil ‘berbat’ denebilir ancak…
Şayet Galatasaray benzer pozisyonları yakalamış olsaydı kaçı filelerle buluşurdu dersiniz?
İşte tam da burada, futbolcu kalitesi devreye giriyor ve ‘eldeki malzeme bu’ diyiveriyorsunuz…
Nasıl rölantiye aldılar, nasıl tempoyu belirlediler ve nasıl soğuttular oyunu değil mi?
İlk on bir dakikayı saymazsak, ‘başa baş mücadele ettik’ diyebiliriz. Bir gol bulmuş olsak belki sonuç bu olmayabilirdi. Rakibin kaçırdığı pozisyonları göz önüne alırsak da ‘fark açılabilirdi’ de diyebiliriz elbet…
Sonuç olarak; tabii ilk on bir dakikayı saymazsak, iyi mücadele ettik. Ama yenildik.
Belki ezilmedik ama bu kadar da kolay olmamalıydı…
Sonuç değil de, kolay teslim olmak zoruma gitti…
Bu denli kolay teslim olmak, ne armaya ne de takımın ligdeki konumuna aldırış etmeden tribünleri hınca hınç dolduran büyük Samsunspor taraftarına yakışmadı.
Yorumlar (0)
Bu içerik için henüz onaylanmış yorum yok.




